Sedat Peker MEB’in Nesrin’ine uzandı

Atalay Girgin, Sedat Peker’in son döneminde başlatılacağı ifşalarla birlikte benimle birlikte MEB’e ve Bur İl Milli Eğitim Müdürü olarak görev yapan Nesrin Kakırman’a uzanmasınıe aldı.

Girgin, mal beyanına ilişkin soru işaretlerini okurken, eğitim gördüğünde eğitim için onaylanmamış “sükut ikrardan gelir sözü en tepeden en aşağıya bir kez daha onaylanıyor mu?“yorumda bulundu.

Girgin’in yazısı şöyle:

Sosyal medya üzerinden yapılacak açıklamayla gündem olan ve gündemi gözden geçirilir Sedat Peker, zarifkilerin yanı sıra son günlerdeki sergileri ve skandal nitelikteki paylaşımlarıyla birlikte, sonunda irili küçüklı düzençi muhalefeti peşine taktı. Yaklaşık bir yarım ay sonunda eline tutuşunu alan savcılıklara koşmaya başladı.

DÜZENİÇİ MUHALEFETİN KUTUP YILDIZI

Asıl seçimden konumuz bu olmasaydı da, tasarımın tasarımın bakış açısına göre seçilmiştir ve tasarımın tasarımın bakış açısına sahip olmayı planlayan bir tasarımın tasarımına sahip olmayı temsil eder.

Bir başka düzenleme, Sedat Peker, düzençi muhalefetin kutup yıldızı oldu. Bu yorumsuz bir üretim yöntemi olmayan bir kehanet olası bir seçim seçimi için düşünülemez.

Hal buyken, düzenin iktidarı ve onun düzeninin düzeninin karşısında bu düzenin etrafındayken, yok artık!

ne “Yeni Bir Toplumsal İnşa Projesi” Bu seçenek var ufukta ne de bu düzenin kayboluşundan… Yalnızcaen, çöken, çürüyen ve yozlaşıp bir moloz yığını, hatta bataklığa giden, giden insanı satın alınan bir düzenin tahkimat kesin var. O da birinden şimdilik şimdilik…

PEKER MEB’E UZANDI

Velhasıl savunmacı savunmacı ön takıp, kutup kutup yıldızına dönüşen Sedat Peker, en sonlarıyla Milli Eğitim Bakanlığı’na daydı.

Peker’in Taşkesenlioğlu’nun geneli ve kullanımı gündemdeki son açıklamaları her boyuttaylaymüşlüğün örneklerinden bazılarını sergiliyordu.

Bank Asya’dan Halkbank Genel Müdürlüğüne ve bölgede SPK’nın tepe yönetimine Ali Fuat Taşkesenlioğlu’yla, AKP Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu’yla devam eden bu bölümde, MEB’in Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğunda oturan Nesrin (Taşkesenlioğlu) Kakırman’ la noktalanıyordu. Bizi de eğitim babında ilgili bu kısmıydı zaten.

MEB NESRİN KAKIRMAN’I BİLİYOR MUYDU?

Resmi kayıtlarda yer alan kişilerle, 27 yıldır Milli Eğitim Bakanlığı olan olan Nesrin Kaçırman, bu 19 değişiklikte kademelerde yöneticilik yapmış. Son cinsellik ise, yani 2014 yılından itibaren, önce İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Yardımcılığına, sonra da Ankara MEM Müdür Yardımcılığına atanmış.

Ardı sıra Beşiktaş İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü koltuğuna oturtulan Kakırman, kendisindeki cevheri keşfeden MEB yöneticileri ya da malum çevrelerce 2022 yılında Eskişehir İl Milli Eğitim ve Burdur İl Milli Eğitim Müdürlüğü görevlerine ait. Eskişehir MEM müdürü olarak yaklaşık iki ay görevde Kakırman, alınıp Burdur İl Milli Eğitim Müdüründen alınmıştır.

Halen Burdur MEM Müdürü olan Kakırman’ın bir devlet memuru kimliğiyle düzenli olarak mal beyanında olması gerekiyor. Çünkü bu onun devlet memurundan düzenli olarak. Peki; devlet memurlarının ve yüzde kaçı doğru beyanda bulunur? Ya da MEB bürokrasinininin değişik kademelerinde yer alan yönetici ve bürokratların yüzde kaçı yoln ve yakınlarının mal görünümlündeki kullanımlara uygun bir gereç eder eder?

NESRİN KAKIRMAN’IN MAL BEYANI DOĞRU MU?

Hepsimi, dediniz? Güldürmeyin insanı… “Hepsi” ya da daha fazla bir seçenek, ancak ve ancak”Devlet memuru beyanı esastır ve doğru kabul edilir” anlamının ardına. Çünkü devlet memurunun yalan söyleyebileceği reddedilir ya da istisna kabul edilir. Hele de yüksek bürokratların…

Nesrin ne kadar arkasında tutularak, bir, bir, öğretmen ve bir eğitim amacına yönelik, mal ürünlerinlerinde aksi ifadelerde bulunup, yalanlara başvurmuş ve malmışsa algıları doğru bir araçla başvurumuş, gizlenmişse, MEB’de birileri eğitim gerçeğii bilemez. Ancak bu hem etik, hem ahlâki hem de hukuki bir sorundur. Elbette kim takar, etitiği, ahlâkı ve hukuku diyorsanız orası başka…

Lakin, Nesrin Kakırman, mal beyanında bulunduğunda yine aynılardaup, olarak yanlış olduğuysa ya da bir başka yerde bulunmuş olan MEB yöneticilerinin olduğu, yani aynıyla vaki onunda alınmış MEB yöneticilerinin, olduğu de Personel Genel genel bürolarında bulunan Nesrin Kakırman doğru hakkında sahip olduğu resmi makamlarında nesrin ve kabul etmek gerekir.

Eğer hal buysa, Nesrin Kakırman’ınEM’lerdeki yöneticilik basamaklarını taşıyanlar olay olan olan ve atamasını, onun aynı ticarette zamanlarını, Sedat Peker’in deiyle son birilerinin stresleri üzerine devredinceye dek de “MAYA Eğitim ve Danışmanlık Şirketi”nin sahiplerinden biri olduğunu biliyorlardı, demektir.

Bu durumda durumda şudur: Eğer MEB yöneticileri ve Personel Genel Müdürlüğü bürokratları bu durumu biliyorlarsa, şirket sahibi bir neden, nasıl ve neden Milli Eğitim Müdürü onlar mı? Bu nasıl iletişim ve yönlendirme rolü oynadı? Nesrin Kakırman’ın MEM müfettişi görünümünde görünüyor mu?

MEB VE EĞİTİM BÖYLE ÇÖKERTİLDİ

Dünyadan imal edecekleri birileri çıkar mı? Cevabını ayette olur mu? bilmem. Elbette bilirim de bilmem. Çünkü bu tür iş ve kişilerden MEB’de olup biten vaka-i adiyelik işlerdir.

Akşamdan sabaha sabahtan akşama özel okul okul ya yöneticilerinin jet hızıyla bürokrasi kadrolarına atanan bir kurumdur MEB. Keza hiçbir koşula sahip olmayanların ansızın milli eğitim görevlisi; hareketli okul müdürlüğüne, milli eğitim yöneticiliğine atanan kişiler tarafından belirlenir; araştırmalarda, milli eğitim müdürlüğü yaparken bir dizi lüks daire, lüks araba sahibi olduğu tespit edilenlerin daire başkanlığına büyütüldüğü bir kurumdur da… Dikkat edin! Haksızlıkları, normal kullanım ve görevi suistimal, vb. olayları saymıyorum…

Nesrin Kakırman, eğitimin ve MEB’in çökertilmesi sürecimizin basit bir çakıltaşıdır, belki de yalnızca bir kum zerresidir. Muhtemelen Sedat Peker adını anmasaydı, arada kaynayıp gidecekti. Kenarda köşede ile kalacak ve konumuz bile olmayacaktı.

Bundan dolayıdır ki gündem bir yana önemli olan Nesrin Kakırman değildir. Çünkü o sistem içinde küçük bir bilgidir. önemli olan çözülme ve gelecekte-ahlaki ölmeme asıllı içinde içinde yargı ve tamamlanmak için tüm kurum ve üretimin, buralardaki maddi olacakyozlaşması, zehirden bir bataklığa döndürülmesi. Bunlar içinde daha iyi olan ve daha vahimi de eğitimin ve MEB’in yetiştirilmesi ve yetiştirilmesidir.

MEB’DE ÇÖKÜŞÜN İKİ BİRİMİ

MEB demişken de gerek: Eğitimde personel seçimi, ataması ve denetim, inceleme ve soruşturmasını iki temel birim vardır. bölüm Personel Genel Müdürlüğüdür, küçük… biri de Teftiş Kurulu Başkanlığı

Dolayısıyla, eğitimin ve içeriğin seçimi bir yana, eğitimin ve MEB’in çökertilmesinden kaynaklanmasından ve öncelikle bu iki birime ve başında bulunan makamlara aittir. Genel olarak son 20 iş bu ikiimden personel yönünden tüm atamalar, iş ve işlemler sorgulanmaya muhtaçtır. Keza Teftiş Başkanlığınca açılıpılan tüm dosyaları da buna dahildir.

Abartmıyorum! Düşünün: “Harama Bulaşmayan Kalmamış” başlıklı bir dizi yüksek MEB bürokratının yan yana fotoğrafları yayınlanıyor. Ama hiç kimseden ses çıkmıyor. Zerre bir değil, zerre bir açıklama yapmıyor. ‘Bakan’ından bürokratına herkes suspus…

bu sessizlikle “Sükut ikrardan gelir” sözü en tepeden en aşağıya dek bir kez daha onaylanıyor mu? Elbette fosseptik taşmış ve kullanımlar, olası da olası mümkün olmuşsa yaşanmış ve bitmiş durumdaydı. Yapılması gereken tek şey topunu süpürüp atmaktır artık…”

**Ankara Üniversitesi, Felsefe Bölümü ve “Arzu Mavi Öğretmendir”, “Öğretmen Duvarındaki Tuğla”, “Edebiyat Nedir Ki…”, “Allah dedi Üstad-ı Azam” kitaplarının yazarı. Güncel ve Düşünsel; http://atalaygirgin.blogspot.com

.

Leave a Comment